Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
featured_image

Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?

10 Ağustos 2024 Yazar: Tuğçe Turanlar İlişkisel Dinamikler 0 Yorum

Psikoterapi ve koçluk arasındaki farkları anlamak, kişisel gelişim, mental sağlık veya profesyonel gelişim arayışında olan bireyler için oldukça önemlidir. Her iki alan da bireylerin hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmayı amaçlasa da, yaklaşımları, yöntemleri ve altında yatan felsefeleri önemli ölçüde farklıdır.

Psikoterapi

Psikoterapi, genellikle konuşma terapisi olarak da bilinir. Duygusal ve psikolojik zorlukları ele almak için eğitimli bir ruh sağlığı uzmanı ile çalışmayı içerir. Psikoterapinin birincil amacı, çeşitli terapötik teknikler aracılığıyla psikolojik sıkıntıları hafifletmek ve mental sağlığı iyileştirmektir.

Psikoterapinin Temel Özellikleri

  1. Mental Sağlığa Odaklanma: Psikoterapi, depresyon, anksiyete, travma ve kişilik bozuklukları gibi ruhsal sorunları tedavi etmeye odaklanır. Kişinin iyi olma halini olumsuz etkileyen derin duygusal sorunları ve davranış kalıplarını ele almayı amaçlar.
  2. Lisanslı Profesyoneller: Psikoterapistler, psikologlar ve psikiyatristler lisanslı ruh sağlığı profesyonelleridir. Geniş kapsamlı bir eğitim almışlardır. Etik standartlara ve düzenlemelere uyarlar.
  3. Geçmişe ve Şimdiye Odaklanma: Terapi, genellikle geçmiş deneyimleri ve bu deneyimlerin şu anki davranış ve duygusal durum üzerindeki etkilerini inceler. Sorunların kökenlerini anlamak, terapötik sürecin kritik bir bileşenidir.
  4. Uzun Süreli Süreç: Psikoterapi, aylar veya hatta yıllar sürebilen uzun vadeli bir taahhüt olabilir. Önemli ve kalıcı değişiklikler sağlamak için düzenli, tutarlı seanslar gerektirir.

Koçluk

Koçluk ise, bireylerin belirli kişisel veya profesyonel hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmayı amaçlar. Koçlar, Koçluk alan kişilerin güçlü yönlerini belirlemelerine, hedefler koymalarına ve bu hedeflere ulaşmak için eylem planları geliştirmelerine yardımcı olur.

Koçluğun Temel Özellikleri

  1. Hedef Odaklı: Koçluk, gelecek ve hedef odaklıdır. Kariyer ilerlemesi, performans geliştirme veya kişisel gelişim gibi belirli sonuçlara ulaşmada bireylere yardımcı olmak için tasarlanmıştır.
  2. Çeşitli Profesyoneller: Koçlar, çeşitli geçmişlere sahip olabilir ve mutlaka formal ruh sağlığı eğitimi almış olmayabilirler. Genellikle ICF (International Coaching Federation) onaylı koçluk sertifikalarına sahiptirler. Ancak ruhsal sorunları teşhis veya tedavi etme yetkisine sahip değildirler.
  3. Şimdi ve Geleceğe Odaklanma: Koçluk, bireylerin güçlü yönlerini ve kaynaklarını kullanarak hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaya odaklanır.
  4. Kısa ve Orta Vadeli Katılım: Koçluk ilişkileri, genellikle birkaç ay süren ve daha kısa vadeli olan ilişkiler olup, koçluk alan kişinin hedeflerine ve ihtiyaçlarına bağlı olarak seansların sıklığı ve süresi değişir.

ICF’nin Koçluk Üzerine Görüşleri

ICF (International Coaching Federation), koçluk mesleğinin en yüksek standartlarını belirleyen ve destekleyen önde gelen küresel organizasyonlardan biridir. ICF’ye göre, koçluk, bir koç ve koçluk alan kişi arasındaki ortaklıkta, koçluk alan kişinin kişisel ve profesyonel potansiyelini en üst düzeye çıkarmak amacıyla derin düşünme ve yaratıcı süreçlerin kullanıldığı bir ilişki olarak tanımlanır (ICF, 2020).

ICF, koçluğun etkilerini araştıran birçok çalışma yapmıştır. Bu çalışmalar, koçluğun iş performansı, iletişim becerileri ve kişisel gelişim üzerindeki olumlu etkilerini göstermektedir. Ayrıca, ICF’ye göre, profesyonel koçlar, etik kurallara ve yetkinlik standartlarına uyarak, koçluk alan kişilere yüksek kaliteli hizmet sunar.

Yaygın Koçluk Türleri

1. Kariyer Koçluğu

Kariyer koçluğu, bireylerin mesleki yaşamlarında yol bulmalarına, kariyer seçimlerinde rehberlik etmelerine ve profesyonel gelişimlerine yardımcı olmayı amaçlar. Kariyer koçu, koçluk alan kişiyle birlikte,  güçlü yönlerini bularak, kariyer hedefleri belirler ve bu hedeflere ulaşmak için stratejiler geliştirir. Kariyer değişikliği yapmak isteyenler, mevcut rollerinde ilerlemek isteyenler ya da işlerinde daha fazla tatmin arayanlar için oldukça faydalıdır.

2. Eğitim Koçluğu

Eğitim koçluğu, öğrencilerin akademik performanslarını iyileştirmelerine ve etkili çalışma alışkanlıkları geliştirmelerine yardımcı olur. Bu koçluk türü, okul öncesinden üniversiteye kadar her seviyedeki öğrenciler için yararlıdır. Eğitim koçları, zaman yönetimi, motivasyon, öğrenme stratejileri ve akademik zorlukların üstesinden gelme gibi konularda destek sunar. Ayrıca, öğrenciye destekleyici bir öğrenme ortamı yaratmak için ebeveynler ve öğretmenlerle de iş birliği yapar.

3. Ebeveyn Koçluğu

Ebeveyn koçluğu, ebeveynlere çocuklarını etkili bir şekilde yetiştirmeleri için gerekli araçları ve stratejileri sunar. Bir ebeveyn koçu, ebeveynlere disiplin, iletişim ve çocuklarının davranışlarını yönetme gibi konularda rehberlik eder. Bu koçluk türü, ebeveynlerin gelişimsel aşamaları anlamalarına ve çocuğun büyümesini ve refahını destekleyen bir ortam yaratmalarına yardımcı olur.

4. İlişki Koçluğu

İlişki koçluğu, bireylerin ve çiftlerin romantik, ailevi veya sosyal ilişkilerini iyileştirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. İlişki koçu, koçluk alan kişilerin daha iyi iletişim becerileri geliştirmelerine, çatışmaları çözmelerine ve diğerleriyle daha güçlü bağlar kurmalarına destek olur. Bu koçluk türü, ilişki zorlukları yaşayanlar ya da mevcut ilişkilerini güçlendirmek isteyenler için faydalıdır.

Psikoterapi ve Koçluğu Birleştirme

Psikoterapi ve koçluk, farklı alanlar olmasına rağmen, birbirini dışlamaz. Birçok birey, ihtiyaçlarına bağlı olarak her iki yaklaşımdan da fayda sağlar. Örneğin, biri derin duygusal sorunları ele almak için bir terapistle çalışırken, aynı zamanda profesyonel hedeflere ulaşmak için bir koçla da çalışabilir.

Koçluk, formal bir disiplin olarak daha yeni olmasına rağmen, etkinliğini destekleyen giderek artan bir araştırma grubuna sahiptir. Journal of Occupational and Organizational Psychology’de yayımlanan bir çalışma, koçluğun performans, iyi olma hali, başa çıkma, iş tutumları ve hedefe yönelik öz düzenleme üzerinde olumlu etkileri olduğunu bulmuştur (Theeboom, Beersma, & van Vianen, 2014). Ayrıca, ICF’nin yürüttüğü araştırmalar da koçluğun iş performansı ve kişisel gelişim üzerindeki olumlu etkilerini desteklemektedir (ICF, 2020).

Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Farklar

1. Amaç

Psikoterapi: Psikoterapinin temel amacı, bireyin geçmişten gelen travmalarını, duygusal zorluklarını ve ruh sağlığı sorunlarını ele alarak iyileşmesini sağlamaktır. Psikoterapi, bireyin duygusal ve psikolojik durumunu dengelemeye odaklanır.

Koçluk: Koçluğun amacı, bireyin mevcut durumunu değerlendirerek geleceğe yönelik hedefler belirlemesine ve bu hedeflere ulaşmasına yardımcı olmaktır. Koçluk, bireyin kişisel ve profesyonel gelişimine odaklanır.

2. Odak

Psikoterapi: Geçmişte yaşanan travmalar, çocukluk deneyimleri ve bireyin iç dünyasındaki derin duygusal sorunlar üzerinde durur.

Koçluk: Geleceğe odaklanır ve bireyin mevcut potansiyelini nasıl en iyi şekilde kullanabileceği üzerine çalışır.

3. Uygulama Alanı

Psikoterapi: Depresyon, anksiyete, yeme bozuklukları, bağımlılıklar gibi ruh sağlığı sorunlarını tedavi eder. Lisanslı terapistler tarafından uygulanır.

Koçluk: Kariyer gelişimi, yaşam dengesi, liderlik, performans artırma gibi alanlarda kullanılır. Ruh sağlığı sorunlarını tedavi etmez.

4. Eğitim ve Yeterlilik

Psikoterapi: Terapistlerin lisanslı olması gerekir ve genellikle klinik psikoloji, sosyal hizmet veya danışmanlık gibi alanlarda ileri düzeyde eğitim almışlardır.

Koçluk: Koçlar, koçluk sertifikasyon programları ile eğitim alabilirler. Profesyonel koçlar, belirli bir alanda uzmanlaşmış olabilir ancak ruh sağlığı tedavisi için eğitim almazlar.

5. Yaklaşım

Psikoterapi: Psikoterapi, genellikle kanıta dayalı ve teorik olarak yapılandırılmış yaklaşımlar kullanır, ancak bazı terapiler, özellikle danışanın ihtiyaçlarına göre daha esnek olabilir. Terapi yöntemleri (örneğin, bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi) belirli teorik çerçevelere dayanır.

Koçluk: Koçluk, daha çok koçluk alan kişinin belirlediği hedeflere ulaşmak için stratejik planlamalara dayanır. Bu süreç genellikle esnek ve koçluk alan kişinin aktif katılımını gerektiren bir işbirliğine dayalıdır. Koçluk süreci, bireysel ihtiyaçlara ve hedeflere göre şekillenir. Bu da esnek bir yaklaşım sunar.

6. Seans Süresi

Psikoterapi: Genellikle uzun vadeli ve düzenli seanslar gerektirir. Bireyin durumuna göre aylar veya yıllar sürebilir.

Koçluk: Daha kısa süreli olabilir ve genellikle belirli bir hedefe ulaşılana kadar devam eder. Süreç genellikle haftalar veya aylar içinde tamamlanır.

7. Danışanın ve Koçluk Alan Kişinin Rolü

Psikoterapi: Danışan, duygusal ve psikolojik süreçleri derinlemesine keşfetmeye ve iyileşmeye odaklanır.

Koçluk: Koçluk alan kişi, aktif olarak hedeflerini belirler ve bu hedeflere ulaşmak için stratejiler geliştirir.

Bu farklılıklar, koçluk ve psikoterapinin farklı ihtiyaçlara yönelik olduğunu gösterir. Koçluk, genellikle bireyin mevcut yaşamını optimize etmeye ve hedeflerine ulaşmaya odaklanırken, psikoterapi, derin duygusal ve psikolojik sorunları çözmeyi amaçlar.

Klinik Psikolog ve Profesyonel Koç Tuğçe Turanlar

Koçluk veya Psikoterapi randevusu almak için yulepsikoloji@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Referanslar

  • American Psychological Association. (2020). The effectiveness of psychotherapy: The APA’s position. Retrieved from APA
  • International Coaching Federation. (2020). The ICF definition of coaching. Retrieved from ICF
  • Theeboom, T., Beersma, B., & van Vianen, A. E. (2014). Does coaching work? A meta-analysis on the effects of coaching on individual level outcomes in an organizational context. Journal of Occupational and Organizational Psychology, 87(2), 307-329.
Ebeveyn Koçluğu Eğitim Koçluğu İlişki Koçluğu Kariyer Koçluğu Koçluk Profesyonel Koçluk Psikoterapi Yönetici Koçluğu
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

İlişkilerde Narsisistik Örüntüler ve İlişkisel Dinamikler
İlişkilerde Narsisistik Örüntüler ve İlişkisel Dinamikler
4 Eylül 2021

İlişkilerde Narsisistik Örüntüler ve İlişkisel Dinamikler İnsan ilişkileri,...

Devamı
Yetişkinlerde DEHB: Gizli Belirtiler ve Başa Çıkma Stratejileri
Yetişkinlerde DEHB: Gizli Belirtiler ve Başa Çıkma Stratejileri
2 Kasım 2025

DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) dendiğinde, çoğu zaman akla...

Devamı
Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
15 Ocak 2026

Hayat zaman zaman zorlayıcı olabilir ve insanların niyetlerini sorgulamak bizi...

Devamı
Psikolojik Dayanıklılık Nedir
Psikolojik Dayanıklılık Nedir
16 Kasım 2024

Zorluklar ve stres, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Ancak bazı bireyler,...

Devamı

Instagram

Travma sadece “kötü bir anı” değildir. Sinir siste Travma sadece “kötü bir anı” değildir. Sinir sisteminde ve bedende iz bırakabilir. Çözülmemiş travmatik stres, bedenin alarm sistemini (HPA ekseni) uzun süre açık tutabilir. Bu da bizi fark etmeden “hayatta kalma” moduna sokar. Uyku bozulabilir. Enerji düşebilir. Ağrı ve gerginlik artabilir.

Zihin ve beden ayrı yapılar değildir. Duygusal stres; hormonlar, sinir sistemi ve bağışıklık sistemiyle sürekli etkileşim halindedir. Uzun süren stres kortizol dengesini etkileyebilir. Bu denge bozulduğunda vücudun enflamasyonu düzenlemesi zorlaşabilir. Bu durum bazı kişilerde bedensel kırılganlığı artırabilir. Burada amaç “duygular hastalık yapar” demek değildir. Daha doğru ifade şudur: Stres yükü arttıkça bazı sağlık sorunları için risk artabilir.

Gabor Maté’nin kuramsal çerçevesi, özellikle sınır koyamama ve öfkeyi bastırma gibi örüntülerin “gizli stres” yaratabileceğini söyler. Bu, kesin bir neden–sonuç iddiası değildir. Klinik gözlemlerle güçlenen bir yorumdur. ACE çalışmaları da çocuklukta olumsuz deneyimler arttıkça yetişkinlikte bazı sağlık risklerinin arttığını gösterir. Travma bir hastalığın tek nedeni değildir. Genetik ve çevresel etkenler de önemlidir. En kritik nokta suçlamak değil, tabloyu doğru okumaktır.

#psikoloji 

Okuma önerisi: Dr. Gabor Maté – Vücudunuz Hayır Diyorsa 

**Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı koymaz ve tedavi önerisi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için bir hekime ve/veya ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.**
Tetris Oynamak Travmatik Anıların Etkisini Azaltır Tetris Oynamak Travmatik Anıların Etkisini Azaltır mı?
Klinik araştırmalar, travmatik bir olaydan sonra Tetris oynamanın, akla gelen rahatsız edici görüntülerin sıklığını azaltabileceğini göstermektedir. 

Bu yöntem, Tetris’in beynin sınırlı kapasiteye sahip “çalışma belleğini” meşgul ederek anının şiddetini zayıflatmasıyla çalışır. 

Ancak Tetris tek başına bir tedavi değil, profesyonel süreci destekleyen bir bilişsel araçtır.

Tetris Beyindeki Travmatik Görüntüleri Nasıl Zayıflatır?

Travmatik anılar zihnimizde genellikle canlı ve sarsıcı “fotoğraflar” olarak saklanır. Beynimizin aynı anda işleyebileceği bilgi miktarı ise sınırlıdır.

“Bilişsel rekabet” adı verilen sürece göre; bir kişi travmatik bir anıyı hatırlarken aynı anda Tetris gibi blokların döndürülmesini gerektiren bir oyun oynarsa, beyin her iki görsel işi aynı kalitede yapamaz. 

Tetris, beynin görsel kaynaklarını doldurarak travmatik görüntünün zihne daha sönük ve daha az rahatsız edici bir şekilde geri kaydedilmesini sağlar.

Beyin Esnekliği (Nöroplastisite) Bu Süreçte Nasıl Bir Rol Oynar?

Beynimiz deneyimlerle kendini yeniden şekillendirme (nöroplastisite) yeteneğine sahiptir. 

Travmatik anılar sabit kayıtlar değildir; her hatırlandıklarında değişime açık hale gelirler. 

Tetris oynamak, anının en canlı olduğu o kısa sürede araya girerek travma devrelerini “kesintiye uğratır”. Böylece anının duygusal yükü zamanla hafifleyebilir.

Tetris ve EMDR Terapisi Arasındaki Benzerlik Nedir?

Tetris, klinik psikolojide kullanılan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma) yöntemiyle benzer bir mantığa sahiptir. EMDR’de terapist rehberliğinde gözler sağa sola hareket ettirilerek beyin meşgul edilir. 

Tetris de görsel-uzamsal dikkatimizi yoğun şekilde kullanarak beyni benzer bir “duyarsızlaşma” sürecine sokar.

Önemli olan oyunun kendisi değil, zihni görsel olarak meşgul etme biçimidir. Benzer bir destekleyici etki için şu aktiviteler de tercih edilebilir:

* Yapboz (Puzzle)
* Çizim ve Boyama
* El İşleri: Örgü örmek gibi
* Mekansal Planlama

**Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Eğer travma sonrası stres belirtileri yaşıyorsanız, mutlaka bir ruh sağlığı uzmanından destek almalısınız.**

#psikoloji
Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gi Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gibi Hissediyoruz?❤️‍🩹

Hayatınızda her şey yolunda giderken aniden bir huzursuzluk çöküyor mu? Sanki bu mutluluğun bir bedeli olacakmış gibi bir tetikte olma hali...
Aslında bu, sinir sisteminizin size bir oyunudur. Eğer kaotik bir ortamda büyüdüyseniz, sinir sisteminiz huzuru “tekinsiz bir boşluk” olarak kodlar. Çünkü sizin için tanıdık olan mutsuzluk, yabancı olan huzurdan daha “güvenli” hissettirir.

🌱Bu döngünün temelinde şunlar olabilir:

* Kaosun Konforu: Zihniniz, ne zaman ne olacağını bildiği o eski huzursuz günleri özler; çünkü krizin içinde nasıl hayatta kalacağınızı biliyorsunuzdur.

* Kontrol Çabası: Dışarıdan gelecek olası bir “darbeyi” bekleyip gerilmek yerine, kendi mutsuzluğunuzu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışırsınız.

* Ebeveyne Bilinçdışı Sadakat: Eğer mutsuz veya acı çeken ebeveynlerle büyüdüyseniz, onlardan daha mutlu olmayı onlara bir “ihanet” gibi hissedebilirsiniz. Onların yaşayamadığı o huzurlu hayatı yaşamak, bilinçdışında bir suçluluk duygusu yaratarak sizi yeniden tanıdık olan o mutsuz zemine çekebilir.

🌱Huzura tahammül etmek, sinir sistemine bu sessizliğin güvenli olduğunu ve mutlu olmanın bir suç olmadığını yeniden öğretmekle başlar.

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve makalenin tamamını okumak için web sitemdeki yazıyı inceleyebilirsiniz: tugceturanlar.com 👩🏻‍💻

Not: Psikolojiye dair farkındalık notları, hazırladığım kendi kendine yardım araçları ve topluluğa özel içerikler için “Seans Odası Sakinleri” Telegram kanalına katılabilirsiniz. Terapi sürecini desteklemek ya da bireysel içsel yolculuğuna eşlik etmek isteyen herkes bu alana davetlidir. Katılım için gerekli bağlantıya profilimden ulaşılabilir.

#psikoloji #psikoterapi
Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • İlişkisel Örüntüler
  • Bağlanma ve Yakınlık Sorunları
  • Travma ve Psikolojik İzler
  • Kişilik Yapıları
  • İçsel Çatışmalar ve Anlam Arayışı
  • Kaygı, Kontrol ve Aşırı Düşünme
  • Rüyalar ve Bilinçdışı Süreçler

Son Eklenenler

  • Tetris ve Travma: Kötü Anıları Durdurmak Mümkün mü?
  • Tekrarlayan Rüyalar Neden Görülür? Bilinçdışının Israrı
  • Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
  • Sosyal Kaygı: Görülme Korkusuna Analitik Bir Bakış

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz