Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
featured_image

Dopamin ve Serotonin İlişkisi

18 Haziran 2024 Yazar: Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Psikoloji 0 Yorum

Dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterler, beynimizin ve vücudumuzun düzgün çalışmasını sağlayan kimyasal habercilerdir. Bu iki kimyasal arasındaki ilişki, ruh halimizden, motivasyonumuza ve genel sağlığımıza kadar birçok alanı etkiler. İşte dopamin ve serotonin hakkında bilmeniz gerekenler:

Dopamin Nedir

Dopamin, beyinde ve vücutta çeşitli işlevlere sahip bir nörotransmitterdir. Başlıca rollerinden bazıları şunlardır:

  • Ödül ve Motivasyon: Dopamin, ödül ve motivasyon sisteminde kilit bir rol oynar. Beyinde dopamin salınımı, keyifli veya ödüllendirici bir deneyim yaşadığınızda artar.
  • Hareket Kontrolü: Dopamin, hareketlerin koordinasyonu ve kontrolünde de kritik öneme sahiptir. Parkinson hastalığı gibi durumlar, dopamin üreten nöronların kaybıyla ilişkilidir.
  • Duygusal Tepkiler: Dopamin, duygusal tepkiler ve bilişsel işlevlerde de önemli rol oynar. Düşük dopamin seviyeleri, depresyon ve anhedoni (zevk alamama) ile ilişkilendirilir.

Serotonin Nedir?

Serotonin, beyinde ve vücutta bulunan bir diğer önemli nörotransmitterdir. İşte serotonin hakkında bilmeniz gereken bazı noktalar:

  • Ruh Hali Düzenleme: Serotonin, ruh halinin düzenlenmesinde kilit rol oynar. Düşük serotonin seviyeleri, depresyon, anksiyete ve diğer ruh hali bozuklukları ile ilişkilendirilir.
  • Uyku Düzeni: Serotonin, uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemede de önemli bir rol oynar. Melatonin adlı uyku hormonunun öncüsüdür.
  • İştah ve Sindirim: Serotonin, iştah ve sindirim sürecinde de etkilidir. Bağırsaklarda yüksek miktarda serotonin bulunur ve bu da sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur.

Dopamin ve Serotonin İlişkisi

Dopamin ve serotonin, birbirinden bağımsız çalışmayan, aksine genellikle birbirini tamamlayan nörotransmitterlerdir. İşte bu iki kimyasalın nasıl etkileşimde bulunduğuna dair bazı önemli noktalar:

  • Ruh Hali ve Duygular: Hem dopamin hem de serotonin, ruh halinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Dengeli serotonin seviyeleri, genel bir iyilik hali sağlar, dopamin ise motivasyon ve ödül mekanizmalarını destekler.
  • İlaçlar ve Tedaviler: Antidepresanlar genellikle serotonin seviyelerini artırarak çalışırken, bazı ilaçlar dopamin seviyelerini düzenler. Bu, depresyon ve diğer ruh hali bozukluklarının tedavisinde her iki nörotransmitterin de önemli olduğunu gösterir.
  • Beslenme ve Yaşam Tarzı: Beslenme, egzersiz ve uyku gibi yaşam tarzı faktörleri, hem dopamin hem de serotonin seviyelerini etkileyebilir. Örneğin, düzenli egzersiz yapmak ve yeterli uyumak, bu nörotransmitterlerin dengeli olmasına yardımcı olur.

Dopamin ve Serotonin Seviyelerini Artırmanın Yolları

Dopamin ve serotonin seviyelerini doğal yollarla artırmak mümkündür:

  • Sağlıklı Beslenme: Protein açısından zengin gıdalar, dopamin üretimini desteklerken, omega-3 yağ asitleri ve B vitamini kompleksi serotonin seviyelerini artırabilir.
  • Düzenli Egzersiz: Fiziksel aktivite, her iki nörotransmitterin salınımını teşvik eder. Özellikle aerobik egzersizler, serotonin seviyelerini artırır.
  • Stres Yönetimi: Meditasyon, yoga ve derin nefes alma egzersizleri, hem dopamin hem de serotonin seviyelerini dengelemeye yardımcı olur.
  • Sosyal Bağlantılar: Sosyal etkileşimler ve güçlü ilişkiler, dopamin ve serotonin üretimini artırır.

Dopamin ve serotonin, beynimizin ve vücudumuzun sağlıklı çalışmasında kritik öneme sahiptir. Bu iki nörotransmitter arasındaki denge, genel ruh halimizi, motivasyonumuzu ve sağlığımızı büyük ölçüde etkiler. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek, bu nörotransmitterlerin dengeli olmasını destekleyebiliriz.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

Yule Psikoloji

Referanslar

  1. Kandel, E. R., Schwartz, J. H., Jessell, T. M., Siegelbaum, S. A., & Hudspeth, A. J. (2012). Principles of Neural Science (5th ed.). McGraw-Hill.
  2. Stahl, S. M. (2013). Stahl’s Essential Psychopharmacology: Neuroscientific Basis and Practical Applications (4th ed.). Cambridge University Press.

 

Dopamin Nörobilim Serotonin
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu: Belirtiler, Nedenleri ve Tedavi
Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu: Belirtiler, Nedenleri ve Tedavi
17 Ocak 2023

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu Nedir? Borderline (sınırda) kişilik...

Devamı
Travma Bağı Nedir, Travma Bağından Nasıl Kurtulurum?
Travma Bağı Nedir, Travma Bağından Nasıl Kurtulurum?
23 Aralık 2023

Travma Bağı Nedir? Travma bağı, genellikle zorlu ve toksik ilişkilerde, kişinin...

Devamı
Freud’un Rüya Analizi: Psikanalizin Kapısı
Freud’un Rüya Analizi: Psikanalizin Kapısı
10 Ocak 2024

"Rüyalar, bastırılmış arzuların gerçekleşmesidir." – Freud İnsanlık tarihinin...

Devamı
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
9 Kasım 2024

İlişkilerde anlaşmazlıklar (mahşerin dört atlısı), duygusal kopukluklar ve...

Devamı

Instagram

Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dı Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dış koşulları değiştiremeyeceği için hayatta kalma stratejisi olarak çoğu zaman suçu kendine yükler. Bu durum, “kontrol yanılsaması” yaratarak çaresizlik duygusunu hafifletir. Ancak çocuklukta geliştirilen bu mekanizma, yetişkinlikte de ilişkilerde kendini gösterir: partneri yüceltmek, sürekli özür dilemek ya da terk edilme korkusu yaşamak gibi örüntüler bu geçmiş stratejinin izleridir.

Bu durum özellikle kaygılı bağlanma eğiliminde ve narsisistik ilişkilerde çok görülür ❤️‍🩹

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • Narsisizm
  • İstismar ve Manipülasyon
  • Bağlanma Stilleri
  • Psikodinamik Terapi
  • EMDR
  • Şema Terapi
  • Gottman Çift Terapisi

Son Eklenenler

  • Paranoid Kişilik Yapısı
  • Sosyal Fobi Nedir?
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?
  • Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Nedir?
  • Aşırı düşünmeyi (overthinking) nasıl durdurabilirim?
  • Rüya Çalışması, Freud ve Bilinçdışının Dilsel Yapısı

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz