
Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Nedir?
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kişinin düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik yoluyla içsel huzursuzluğunu yatıştırmaya çalıştığı bir karakter örgütlenmesidir. Hepimiz işlerimizin düzgün olmasını, evimizin toplu durmasını isteriz. Ancak bazıları için bu bir istekten öte, içsel bir huzursuzluğu dindirmek için başvurulan kaçınılmaz bir zorunluluktur. Eğer hayatınız detaylar arasında kayboluyorsa, “en iyisi” olsun derken hiçbir şeye başlayamıyorsanız, belki de mesele sadece titizlik değildir. Gelin, psikanalitik bir pencereden Obsesif ve Kompulsif kişilik yapısının derinliklerine inelim.
Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Karar Verememe Döngüsü
Bir restoran menüsünde dakikalarca beklemekten, hayatınızı değiştirecek kararları ertelemeye kadar… Karar vermek, aslında bir seçeneği seçerken diğer tüm ihtimalleri elemek ve geride bırakmaktır. Bu yapıdaki bireyler için yanlış karar verme ihtimali o kadar korkutucudur ki, zihin olası bir hatanın yaratacağı suçluluk duygusundan kaçmak için sistemi kilitler. Bir yolu seçmenin, diğer yollardan mahrum kalmak anlamına gelmesi bu kişilerde yas sürecine benzer bir kaygı uyandırabilir.
Genellikle obsesif bireyler bu düşünce döngüsü içinde felç olurken, kompulsif bireyler bu kaygıyı hemen bir eyleme geçerek (aceleyle karar vererek veya bir an önce işe koyularak) dindirmeye çalışırlar.
Duyguların Yalıtılması: Mantığın Kalesine Sığınmak
Bu kişilik yapısının en belirgin savunma mekanizması “yalıtma”dır. Kişi duyguları yok etmez, ancak onları düşüncelerinden ayırır. Bir olayı anlatırken son derece mantıklı ve detaylıdır; ancak ne hissettiği sorulduğunda bir boşluğa düşebilir.
Aslında bu mantığa bürünme çabası, zihnin kontrol edemediği öfke veya suçluluk gibi yoğun duygulardan korunma kalesidir. Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığı için, kişi sadece rasyonel olanı güvenli bulur. İpucu: Eğer biriyle tartışırken sadece “haklı çıkmaya” odaklanıyor ve karşı tarafın duygusal ihtiyacını duymuyorsanız, zihniniz sizi duyguların karmaşasından bu şekilde koruyor olabilir.
Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Kontrol İhtiyacı ve Mükemmeliyetçilik
Obsesif ve kompulsif bireyler için dünya, her an her şeyin ters gidebileceği tekinsiz bir yerdir. Bu belirsizlikle başa çıkmanın yolu, dış dünyayı aşırı derecede kontrol altına almaktır. Eşyaların milimetrik düzeninden, iş süreçlerinin her adımını denetleme arzusuna kadar tüm bu çaba, aslında içsel bir kaygıyı dindirme girişimidir.
Buradaki temel motivasyon genellikle “suçlanamaz” olmaktır. Mükemmeliyetçilik, bu kişiler için bir başarı arzusundan ziyade bir kusursuzluk zırhıdır. “Eğer her şeyi kontrol eder ve kusursuz yaparsam, kimse beni eleştiremez ve bana suç yükleyemez” inancı, kişiyi dışarıdan gelecek saldırılara karşı korur. Ancak bu durum, hem kişiyi hem de çevresindekileri kısıtlayan bir “mikro-yönetim” krizine dönüşebilir.
Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Sürekli Suçluluk ve “Meli-Malı” Sesleri
Bu karakter yapısının içinde katı bir “içsel yargıç” (süperego) vardır. Dinlenirken bile “Şu an üretken olmalıydın” gibi suçlayıcı sesler zihninde yankılanır. Bu bireyler için özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda ve bir iş başarıyla tamamlandığında kazanılan kırılgan bir ödüldür.
Bu yapıda, kendini terbiye etme ve aşırı disiplin hali kişiye gizli bir ahlaki üstünlük hissi verir. “Ben diğerleri gibi gevşek değilim, ben kurallara uyarım” düşüncesi, kişinin özsaygısını besleyen ana damarlardan biridir. Bir hata yaptıklarında sadece başarısız olmuş hissetmezler; kendilerini ahlaken “kusurlu” biri olarak görme eğilimindedirler.
Yakın İlişkilerde “Haklı Olma” Tuzağı
Obsesif yapılar, ilişkilerinde farkında olmadan partnerlerini birer “proje” veya “düzeltilmesi gereken bir düzensizlik” olarak görebilirler. Tartışmalar sırasında duygusal bağ kurmak yerine, kimin mantıksal olarak haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak ilişkiyi çıkmaza sokar. Partneri “beni anlamıyorsun” dediğinde, o “neden anladığını” mantıklı argümanlarla açıklamaya başlar; oysa ihtiyaç duyulan şey sadece duygusal bir eşlikçidir.
Sıkça Sorulan Sosular: Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısını Tanıyalım
1. Obsesif Kişilik Yapısı ile Titizlik Arasındaki Fark Nedir?
Titizlik genellikle kişisel bir tercihtir; ancak bu durum işlerinizi bitirmenize engel oluyor, sosyal ilişkilerinizi bozuyor ve esnekliğinizi tamamen yok ediyorsa bir “kişilik örgütlenmesi” halini almış demektir. Karakter yapısı, titizliğin ötesinde bir dünya algılama biçimidir.
2. Obsesif Bireylerde Erteleme Sorunu Neden Olur?
Halk arasında erteleme genellikle tembellik sanılır. Oysa obsesif-kompulsif yapıda erteleme, “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felç durumudur. Kişi hata yapıp suçluluk hissetmektense, işe hiç başlamamayı bilinçaltında daha güvenli bir liman olarak görür.
3. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısının Yakın İlişkilere Etkisi
Duygular kontrol edilemez ve tehdit edici algılanabilir. Bu yüzden sevgiyi bile “görevler, listeler ve sorumluluklar” üzerinden yaşayarak kendinizi güvende hissediyor olabilirsiniz. Partnerlere karşı mesafeli görünmenin sebebi, yakınlığın getirdiği kontrolsüz duygulardan duyulan gizli kaygıdır.
4. OKB ile Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Arasındaki Fark
OKB, genellikle kişinin yaşamına sonradan giren ve anlık ritüellerle (el yıkama, sayma vb.) kendini gösteren bir bozukluktur. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı ise kişinin çocukluktan itibaren geliştirdiği, tüm hayatına yayılan ve genellikle kendisiyle uyumlu (ego-sintonik) bulduğu bir karakter örgütlenmesidir. Ego-sintonik, kişinin bu özelliklerini kendisinin bir parçası olarak görmesi ve bunları bir sorun değil, olması gereken birer gereklilik olarak algılaması durumudur.
5. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Tedavi Edilebilir mi?
Evet, bu durum kalıcı bir “sorun” değil, esnetilebilen bir karakter yapısıdır. Psikoterapi süreçlerinde, kişinin katı “meli-malı” kuralları yumuşatılabilir ve duygularıyla yeniden bağ kurması sağlanarak yaşam kalitesi artırılabilir.
Kendinize Sormanız Gereken 3 Soru
- Bir işi “mükemmel” yapamayacağımı anladığımda o işten tamamen vazgeçiyor muyum?
- Dinlenmeye ayırdığım vakitlerde bile “üretken olmalıyım” suçluluğu hissediyor muyum?
- Karar verirken mantığımın sesi, duygularımın sesini tamamen bastırıyor mu?
Okuyucu İçin Not: Eğer bu soruların çoğuna “evet” diyorsanız, bu sizin “hatalı” olduğunuzu değil; dünyayı kontrol ederek güvende kalmaya çalışan hassas bir sisteminiz olduğunu gösterir. Bir sonraki yazımızda, bu kontrol ihtiyacının tam zıttı olan, dünyadan geri çekilerek güven arayan Şizoid Kişilik yapısını inceleyeceğiz.
Bu yazı farkındalık içindir; bireysel değerlendirme klinik görüşmeyle yapılır.
Bu yazı hazırlanırken psikanalitik kişilik kuramları esas alınmıştır. Daha ayrıntılı kuramsal çerçeve için bkz.
Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı
İlgili Makaleler
Sosyal Fobi Nedir?
Sosyal fobi, diğer adıyla sosyal kaygı bozukluğu, kişinin sosyal ortamlarda...
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi...
Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yöntemleri
Sınav Kaygısı: Sınav öncesinde öğrenilen bilgilerin sınav sırasında...
İlişki Danışmanlığı (Terapisi) Nedir
İlişki Danışmanlığı İlişki Danışmanlığı eşlerin birbirleri hakkında daha fazla...



