
Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?
Modern dünya bizi sürekli “sosyalleşmeye”, “paylaşmaya” ve “dışadönük” olmaya zorluyor. Ancak bazıları için bu renkli ve gürültülü dünya, içine girilmesi riskli, yorucu ve hatta istilacı bir yerdir. Eğer kendinizi sık sık insanların arasından çekip kendi iç dünyanıza yönelirken buluyorsanız; bu durum sadece basit bir “içedönüklük” değil, psikolojide Şizoid Kişilik olarak adlandırılan özel bir karakter yapısı olabilir.
Şizoid Kişilik Nedir? Sosyal Fobi mi, Yalnızlık Tercihi mi?
Birçok kişi insan içine girmek istemediğinde kendine “sosyal fobik” teşhisi koyar. Ancak aradaki fark kritiktir:
- Sosyal Fobi: Bu kişiler aslında sosyalleşmek isterler; ancak rezil olmaktan veya dışlanmaktan korkarlar. Temelde bir “performans kaygısı” vardır.
- Şizoid Kişilik: İnsanlarla vakit geçirmek korkutucu olmaktan ziyade “yorucu” ve “anlamsız” gelir. Yalnız kalındığında bir eksiklik değil, büyük bir rahatlama ve özgürlük hissedilir. Dış dünyanın yargısından ziyade, dış dünyanın “varlığı” kişiyi yorar.
Şizoid bireyler için yalnızlık bir ceza değil, dış dünyanın yutucu etkisinden kaçılan güvenli bir limandır.
Şizoid Kişilikte Yakınlık İkilemi: Yaklaşma ve Geri Çekilme
Şizoid yapıda olan birinin yaşadığı en büyük içsel çatışma, yakınlık ihtiyacı ile “istila edilme” korkusu arasındadır. Bu kişiler sevgiye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar; ancak sevgiyi bir “yutulma” veya “kendini kaybetme” tehlikesi olarak algıladıkları için temas kurdukları anda geri çekilirler. Bu, bir nevi mesafeli bir aşk dansıdır; ne tam kopabilir ne de tam teslim olabilirler.
Neden Yalnızlığı Tercih Ediyorum?
“Kendi kendime yeterim” cümlesi bu yapının sloganıdır. Klinik gözlemler, bu yapının temelinde genellikle şu iki durumdan birinin yattığını gösterir:
- İstilacı Ebeveyn: Çocuğun sınırlarına saygı duymayan, sürekli duygusal müdahalede bulunan “boğucu” bir figür. Çocuk, özerkliğini korumak için iç dünyasına kaçmayı öğrenir.
- Duygusal İhmal: Çocuğun ihtiyaçlarının görülmediği, soğuk bir çevre. Burada çocuk, dış dünyadan umudunu kesip teselliyi kendi hayal gücünde arar.
Her iki durumda da sonuç aynıdır: Dış dünya güvenilmezdir, huzur ise sadece içeridedir.
Şizoid Kişilikte Gözlemci Ego ve Dış Dünyaya Yabancılaşma
Şizoid kişiler genellikle hayata karşı bir “izleyici” gibidirler. Dışarıda herkes büyük bir coşkuyla eğlenirken, onlar kendilerini bir camın arkasından olan biteni izliyormuş gibi hissedebilirler. Bu durum bir kibir değildir; sadece dış dünyaya karşı hissedilen derin bir yabancılaşmadır. Ancak bu “dışarıda olma” hali, onlara insanlığı ve olayları herkesten daha keskin, objektif analiz etme yeteneği verir.
Şizoid Kişilik Özellikleri: Yaratıcılık, Derinlik ve İç Dünya
Şizoid geri çekilme sadece bir kaçış değildir. Birçoğu bu izolasyonu sanata, bilime veya felsefeye kanalize eder. Toplumun genel geçer kabullerine takılmadıkları için, kimsenin bakmadığı derinliklere bakma cesaretine ve özgünlüğüne sahiptirler. Birçok büyük teorisyen ve sanatçının bu “yalnız ve derin” çekirdekten beslendiği bilinir.
Şizoid Kişilik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Şizoid biri aşık olabilir mi?
Evet, ancak aşkını “sessizce” ve mesafeli yaşar. Büyük tutku gösterileri yerine, partneriyle aynı odada olup saatlerce konuşmadan, sadece “orada” bulunarak kendi alanını koruyabilmek onlar için en samimi yakınlık göstergesidir.
2. Şizoid miyim yoksa sadece aşırı içedönük mü?
İçedönükler sosyal enerjilerini tasarruflu kullanırken sosyal dünyanın kurallarına uyum sağlayabilirler. Şizoidler ise sosyal dünyayı bazen tamamen “sahte” veya “tehlikeli” bulup, gerçek yaşamı kendi zengin hayal dünyalarında kurmayı tercih ederler.
3. Bu yapı Otizm veya Asperger Sendromu ile aynı mıdır?
Hayır. Otizm spektrumundaki bireyler genellikle sosyal ipuçlarını anlamakta (göz teması, mecazlar) zorlanırken, şizoid bireyler bu ipuçlarını anlarlar ancak bunlara yanıt vermeyi “yorucu” veya “gereksiz” bulurlar. Şizoid yapı daha çok duygusal bir korunma mekanizmasıdır.
4. Şizoid bireyler iş hayatında nasıldır?
Yalnız çalışabilecekleri, derin odaklanma gerektiren işlerde çok başarılıdırlar. Yazılım, kütüphanecilik, laboratuvar araştırmaları veya yaratıcı yazarlık gibi alanlar onlara göredir. Ekip çalışmalarında ise sessiz kalmayı veya “gözlemci” olmayı tercih ederler.
5. Şizoidler duygusuz mudur?
Dışarıdan öyle görünse de, aslında iç dünyalarında çok yoğun ve karmaşık duygular yaşarlar. Sadece bu duyguları dışa vurmak onları savunmasız hissettirdiği için dış dünyaya “donuk” veya “robotik” bir maske sunarlar.
6. Şizoid kişilik bozukluğu bir hastalık mı?
Psikolojide bu bir kişilik yapısı olarak görülür. Terapiyle amaç sizi bir “sosyal kelebeğe” dönüştürmek değil, kurduğunuz mesafenin yarattığı izolasyonu azaltmak ve insanlarla temasınızı daha az tehdit edici hale getirmektir.
Kendinize Sormanız Gereken 3 Soru
- Sosyal Pil Tükenmesi: İnsanlarla birkaç saat geçirdikten sonra fiziksel olarak bitkin düşüp, kendinizi “onarmak” için günlerce yalnız kalma ihtiyacı duyuyor musunuz?
- Camın Arkasında Olma Hissi: Hayatı yaşamak yerine, bir camın arkasından insanları ve olayları analiz eden bir gözlemci gibi mi hissediyorsunuz?
- İstila Panikleri: Birisi size duygusal olarak çok yaklaştığında, sanki nefes alanınız daralıyormuş gibi bir panik ve kaçma isteği duyuyor musunuz?
Özetle: Şizoid olmak bir eksiklik değil, dünyanın gürültüsüne ve istilasına karşı geliştirilmiş bir hassasiyet biçimidir. Bu sessizlik, içinde keşfedilmeyi bekleyen devasa bir evren taşır.
Bir sonraki yazımızda, bu sessizliğin tam aksine, sürekli onay ve hayranlık bekleyen Narsisistik Kişilik yapısını inceleyeceğiz.
Bu yazı farkındalık içindir; bireysel değerlendirme klinik görüşmeyle yapılır.
Bu yazı hazırlanırken psikanalitik kişilik kuramları esas alınmıştır. Daha ayrıntılı kuramsal çerçeve için bkz.
Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı
İlgili Makaleler
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler Madde bağımlılığını; bağımlılık yapıcı...
Grup Terapisi
"Ne olmadığımızı keşfetmemiz ne olduğumuzun keşfine giden bir adımdır." -...
Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir? Sürekli Endişelenmek Normal mi?
Hepimiz zaman zaman kaygılanırız. Sağlığımız, paramız, işimiz, okulumuz veya...
Psikoterapiden Ne Beklemeliyim
Psikoterapiden Ne Beklemeliyim Psikoterapi, bireylerin duygusal ve psikolojik...



